Edip Cansever Sözleri, Edip Cansever Şiirlerinden Alıntılar


Edip Cansever Sözleri

Sayfamızda Edip Cansever Sözleri, En Güzel Edip Cansever Sözleri, Edip Cansever Şiirlerinden Alıntılar yer almıştır.

Ne çıkar siz bizi anlamasanız da.

Ne gelir elimizden insan olmaktan başka.

İnsan kimi zaman ağlamaz mı bakıp bakıp kendine.

Niye olmalı öyleyse. Aşk mutlu bir sürgünlükse.

Ben sanki bir gazetenin asla okunmayan yerlerindeyim.

Ve mutluluk bir kibrit çöpü. Artık ne kadar yanarsa.

Bir bakın, uyanıp kalkınca çocuk olmalarım var benim.

Çıkmazlarda üst üste birikmiş ufuklar kadar derindim.

Sanki asla kimselerin kullanmadığı bigün kalmış bana.

Bu sebeple sen, sen benim sevmemin başlangıcısın olsa olsa.

Sema benzer biçimde bir şey bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor.

Oldukça uzaklara bakmaktır, diyoruz, durmadan saate bakmak.

İnsanın insana verebileceği en kıymetli şey yalnızlıktır.

Kimsenin öldüğü yok, yaşamış olduğu da hepimiz birazcık var o denli.

Uyurken uyandırılmış benzer biçimde Beni bir sardunya büyüttü bir ihtimal.

Bana kalbimdesin deme! Bilirsin, kalabalık bölgeleri sevmem.

Değilsek de yakın, birbirimize uzak da sayılmayız büsbütün.

Tek ihtiyacım neydi biliyor musun? Bir papatya yaprağı daha.

Yaşamım bir şarkıcının iç çekme anıdır, beş mevsim yaşarım yılda.

Sarılıp gövdesine sımsıkı, bir karı kendini doğurabilir isterse.

Biliyorsun, bizim her türlü yalnızlığımız yeni bir dil olacak yarın.

Kısa bir gülümseme yürüdü dudaklarından. Benim dudaklarıma da geçti.

Biliyor musun azca azca yaşıyorsun içimde. Oysaki seninle güzel olmak var.

Bir canavar benzer biçimde düşünün isterseniz, hepimiz kendi düşündüğüyle duracak.

Bakmayın etrafımda oldukça insan dolandığına; sırılsıklam yalnızım aslen.

sponsor

Nedensiz bir çocuk ağlaması bile, oldukça sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.

Ben yorgunum anlamaktan, bir duvar, bir tebeşir benzer biçimde yazmaktan yazılmaktan.

Doğasın sen, doğasın, yarat beni tekrardan. Ey yalnızlığımı kuşatan yalnızlık.

Hava soğudu Kasım’ın son günleri. Kar yağacak bembeyaz olacak unutulmuşluğum.

Bir mektup, bir telgraf alındışı değil unutulmuş bir sevdadır kapısını çalan.

Bugün de başlamayı unutuyoruz. Hepimiz birbirine bakıyor. Gören bulana kendini.

Oysa tanrı sevdiğine kavuştursun. Diyen hiçbir dilenciyi boş geçmemiştim ben.

Hiçbir dilde söylenmemiş, hiçbir dilde yazılmamış, sözler ve şarkılar içindeyim.

Susarak katlanıyoruz her mutsuzluğa. Saatlendiriyoruz günü. Bölüyoruz dakikalara.

Bu aralar ellerim hep üşür benim. Hekim ‘kansızlık’ der, ben ‘sensizlik’ derim .

Sanki hiçbir şey uyaramaz içimizdeki sessizliği, ne söz, ne kelime, ne hiçbir şey.

Başka değil, yokluğu görmek için. Kirli ağustos! Göz kapaklarımı da yaktım sonunda.

Kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum, Tekrardan doğmak için çıkardığım yangından.

Acılar da acılaşıyor gittikçe sanki, bir azarlanmayla ölümünü düşünen çocuklar benzer biçimde.

Susmanın su kenarındayız bugün. Ne kadar sevgiyle konuşsak. Korkuyoruz göz göze erişince.

Kimi zaman diyorum ki onu kafama takmamalıyım. Sonrasında da diyorum ki; ilkin kalbimden atmalıyım .

Güç iştir bundan dolayı bir zamanı insan benzer biçimde yaşamak. Bir yaşamı insan benzer biçimde tamamlamak güç iştir.

Normal olarak bir ustalıktır bizim sevgimiz.mutlu bir yolcu benzer biçimde yol kenarlarındakilere el eden.

Ve süre dediğimiz nedir ki Ahmet Abi. Biz eskiden seninle, İstasyonları dolaşırdık tek tek.

Güneş mi batarmış bir hususi adı bitirir benzer biçimde yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan.

Sevgiler gönderirdi nedense utanırdı da bundan gönderir gönderir geri alırdı bir gücenikliği sonrasında.

Bir sokakta bir aşağı bir yukarı. Saatlerce dolaşanların nerede ise bilmiş olduğu. Amansız bir güceniğim.

Uzanır kırlara doğru, Yalnızlığı olan. Bu saatte sessizlik acıdır, Gelecektir parka yalnızlığı duyan.

Sınırsız bir uykusuzluktur bu şekilde. Her yolculuğum benim. Koşuşan geyiklerle dopdolu. Ve uçan balıklarla.

Sormayın artık her gün ‘nasılsın’ diye.! Nede olsa tane olmuş iyiyim demek. Kötüyüm ben hem de oldukça.! Kime ne?

Tabiatın bana verdiği bu ödülden çıldırıp yitmemek için iki insan benzer biçimde kaldım. Birbiriyle konuşan iki insan.

İnsanın insandan başka dayanağı yok. Yalnızlık bile, başka insanların varlığı bilindikçe bir anlama kavuşuyor.

O şekilde bi çık ki karşıma her baktığımda ilk kere görüyormuşum benzer biçimde, azca kalsın oluyormuşum benzer biçimde’ hissedeyim seni .

Kimi zaman arkana bile bakmadan gitmek istersin. O şekilde herşeyi bırakmana felan da gerek yok. Anıları bırakabilsen yeter .

Bu yüreğe bu kadar acı fazla dersin kimi zaman kendine. Fakat hata bizde. Küçücük bir yürekle dev gibi sevmek ne haddimize !

İçime siner mahallenin kokusu. Sema karışıksa kuşların işi. Ya içim içime sığmıyorsa. Ne denir kötüdür insanların gidişi.

Niçin aklıma geliyor istasyon büfesindeki durusun.hava soğudu -kasımın son günleri- kar yağacak, bembeyaz olacak unutulmuşluğum.

Ah şu yağmurlar durmasa ya, ne güzel ıslanıyor ilkyaz, ne güzel ne güzel ne güzel, denize zorla sokulmuş, ağlamaklı bir çocuk benzer biçimde.

Kimse görmüyor bizi. Göremezler ki. Uçup uçup konuyoruz yerlerimize. Bir konfeti demetinden kopmuş benzer biçimde. Düşlerimizden saçılmış benzer biçimde.

Sanırım hiçbir şeyin o şekilde pek tamamlanmadığı. Bir çağda yaşıyordum. Ve tüm tamamlanmamış kalmaların. Sessiz ve ünü olmayan bir tanığıydım ben.

Fakat biz dağınık kaldık. Sevgimizle, sevgisizliğimizle. Mutluluğumuzla, mutsuzluğumuzla. Özlemlerimizle, yitikliğimizle. Her her neyse, her her neyse.

Sedef kakmalı bir tramvay geçiyor yakınımızdan. İnce bir org sesini sürükleyerek. Benekli bir örtü çekiyor üzerine dünya. Tamamımız kayboluyoruz.

Bırakmak bırakılmak demeyelim. Durmadan yer değiştiriyor anlamlar da. Ben ki bir boşluk kadar büyümüşüm bu yüzden. Sanki kış aylarında bir uçurumda.

Sevmelerin ustasıyız, güzel şaşkınlıkların. Ilkin yüreklerimizi alıştırmışız buna, sonrasında kafalarımızı. Ki bu yüzden içimiz hiçbir süre yoksul değil, Yoksul olmadı.

Sana daima söylüyorum senin yüzünde gülmek var. Bakınca bir yaşama ordusu çıkıyor aydınlığa. Bir çiçek geliyorsun yer altı çevresinden. Bir kartal gidiyorsun çıplağın ayaklarla.

  BU YAZI İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nazım Hikmet Sözleri
Nazım Hikmet Sözleri

Bu sayfamızda Usta Ozan Nazım Hikmet Sözleri, Nazım Hikmet Ran Aşk Sözleri, Nazım Hikmet Şiirlerinde

Gitsem de her yerde birazcık vardır. Hatırda zamansız bir plak. Bir otel kapısı, birazcık istasyon. Vardır o seninle beraber olmak. Buluşur oldukça uzaktan ellerimiz. Ve iyi mi göz gözeyiz ansızın bir infilak.

Oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda. Kırıp dökük de olsa yanımda. Sözgelişi oldukça sevdiğin bir deniz bile yanımda. O deniz ki aramızda asla kımıldamadan. Erkeğini iyi tanıyan bir karı benzer biçimde bitkin.

Not: Siz de sitemize katkıda bulunmak istiyorsanız; yorum bölümünü ya da Yeni Söz Ekle butonunu kullanarak güzel sözler ekleyebilirsiniz.

sponsor

facebook
twitter