Sokrates Sözleri – Güzel Sözler


Sokrates Sözleri

Bu sayfamızda Sokrates Sözleri yer verilmiştir.

Ümit her daim vardır.

Informasyon ruhun gıdasıdır.

İnsan bildiğini öğrenir.

Felsefe, hayretle adım atar.

Bilen insan fenalık yapmaz.

Bilgelik şaşkınlık etmekle adım atar.

Kainatta tesadüfe rastlantı edilmez.

Dürüst bir insan daima çocuk kalır.

Sorgulanmamış yaşam yaşamaya değmez.

Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.

En alev ateş aşklar, en soğuk şekilde biter.

Asla kimse, kendi isteğiyle fena değildir.

En akıllı şahıs neyi bilmediğini bilendir.

Güvendikçe yenildim, yenildikçe değiştim.

Kendini bulmak istiyorsan, kendin için düşün.

Haksızlığa uğramak, haksızlık yapmaktan iyidir.

Bir şeyi hakkaten bilmek, onu anlatmakla olur.

Yaşamdan uzaklaştığımız seviyede gerçeğe yaklaşırız.

Bir şey bilmediğim haricinde başka bir şey bilmiyorum.

Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır.

Ne kadar azca şey istiyorsan, o denli Tanrı’ya yakınsın!

Ölüm insanlara verilmiş nimetlerin en büyüğü olabilir.

Bir insanoğlunun onsuz yapabileceği ne kadar oldukça şey vardır.

Tek gerçek bilgelik hiçbir şey bilmediğinizi bilmektir.

Güzelliğin anlamı gereği, güzel olan her şey güzelleşir.

sponsor

Tokgözlülük organik zenginliktir; lüks ise suni yoksulluk.

Bu kadar gök gürültüsünden sonrasında, bu yağmuru bekliyordum.

Tokgözlülük organik zenginliktir. Lüks ise suni yoksulluktur.

Bir değil bin kere ölmem gerekse bile yolumdan dönmeyeceğim.

En derin arzular çoğu zaman en ölümcül nefretlere sebep olur.

Yalnız bir iyi vardır, informasyon ve yalnız bir fena vardır, bilgisizlik.

Ben bilmediğimi bildiğim için, öteki insanlardan daha akıllıyım.

Ben hiç kimseye bir şey öğretemem, yalnızca düşünmeye yöneltebilirim.

Size ne yapacağınızı söyleyebilirler, fakat ne düşüneceğinizi asla.

Eğitim kıvılcımla ateş yakmaktır. Boş bir kabı doldurmak değildir.

Atlar at olarak doğar; insanoğlu insan olarak doğmaz, insan olunur.

Bir insan için terbiye terbiyesi, ekmek ve elbiseden daha lüzumludur.

Erdem, ruhun güzelliğidir. Felsefe, neleri bilmediğini bilmektir.

Kendin pahasına olduktan sonrasında tüm dünyayı kazansan eline ne geçer?

Zihin dönerek kendini incelemeye başlamadan gerçek felsefe yapılamaz.

İnsan, gülmediği günü, yaşadım diye yaşam defterine kaydetmemelidir.

Hanım erkekle bir kez eşit hale getirildi mi, artık ondan üstün olur.

Kendilerini bilgili olarak satanlar hakkaten en bilgisiz olanlardır.

Eğitimin pahalı bulunduğunu düşünüyorsanız, cehaletin bedelini hesaplayın.

Bir şeyleri değişiklik yapmak isteyen insan, işe ilkin kendisinden başlamalıdır.

İyimser bir insan ayakkabıları çalınınca ayaklarım var ya diyebilen insandır.

Bilgisiz insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması iyi mi beklenir.

Yalnız işi olmayan olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.

Öğrenmek, eskiden bilinmiş bir şeyi tekrardan hatırlamaktan başka birşey değildir.

O alışılmış işaret, beni durdurmaktan geri durmazdı, yapacağım şey iyi olmasaydı.

Gençler benzer biçimde süslü cümlelerle konuşmak istemiyorum. Benim benzer biçimde yaşlı adama yakışmaz.

Fena insanoğlu yeyip içmek için yaşarlar. İyi insanoğlu ise yaşamak için yeyip içerler.

En faziletli insan, rûhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.

Hiç kimseye kendinizi anlatmak için uğraşmayın, hepimiz sizi kendi işine geldiği benzer biçimde görür.

Değişimin sırrı, eski ile savaşmak değil, tüm enerjini yeniyi inşa etmeye odaklamaktır.

Bir şey, Tanrı emrettiği için mi doğrudur; yoksa doğru olduğundan mi Tanrı onu emreder?

İnsanlar devamlı her yerde acıkmışlardır fakat devamlı her yerde erdemli olmamışlardır.

Tüm insanların ruhları ölümsüzdür fakat dürüst olanların ruhları hem ölümsüz hem de ilahidir.

İyi konuşup konuşmadığımın ne önemi var? Söylediklerimin doğru olup olmadığına bakın yalnız.

Delilik, düpedüz bir dert değildir, tersine en büyük zekalar, onunla Helen ülkesine gelmiştir.

Barışı, düzeni ve iyi niyeti sağlamak için nesnelerin ve olayların iç yüzünü kavramak yeterdi.

Yeşillikler toprağın çirkinliklerini kapattığı benzer biçimde, tatlı söz de insanların kusurlarını örter.

Sizin istediğiniz benzer biçimde konuşup yaşamaktansa, kendi istediğim benzer biçimde konuşup ölmeyi yeğlerim.

Zekice yönetilen bir toplumda, her insanoğlunun çıkarı ilkelere ve toplumsal davranışa bağlı olur.

Güç olan ölümden kaçınmak değil, kötülükten kaçınmaktır. Şundan dolayı fenalık ölümden daha süratli koşar.

İş göremeyen adama tembel denmez, tembel o adamdır ki, iş görmeye zorlansa elinden bir şey gelir.

Her durumda evlenin. İyi bir eşiniz olursa mutlu olmuş olursunuz. Eşiniz fena olursa felsefeci olmuş olursunuz.

Ey Atinalılar! Beni dinsizlikle suçluyorusunuz; oysa bilgisizlik daha büyük bir günah değil midir?

Çekince karşısında direnişe geçmek; ölümü ve öteki tehlikeleri değil, yalnız namusu dikkate almaktır.

Başkalarının sizi eleştirmesini engellemek yerine, mümkün olduğunca daha iyi biri olmaya çalışmalısınız.

Tüm sözlerinizi ve hareketlerinizi övenleri değil; hatalarınızı nazikçe eleştirenleri sadık kabul edin.

Ölümden sakınmak o denli zor değildir, zorluk derecesi yüksek kötülüklerden sakınmaktır, bundan dolayı fenalık ölümden süratli koşar.

Kendimi şimdi savunduğum şekilde savunduktan sonrasında ölmeyi, yalvarıp yakararak ölümden kurtulmaya yeğ tutarım.

Bir yargıç: iyi niyetle dinlemeli, zekice karşılık vermeli, sıhhatli düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.

Değersiz insanoğlu yalnız yiyecek ve içmek için yaşarlar, kıymetli insanoğlu ise yalnız yaşamak için yer ve içerler.

Konuşmacının aslolan erdemi hakikatı söylemekse, hakimin erdemi de, söyleyişe değil söylenendeki doğruya bakmaktır.

Beni dinleyenlerden kimileri iyi, kimileri fena insan olduysa sonradan, bunun suçunu bende aramak haksızlık olur.

Maddi yaşam bir derttir ve yalandır. Bu yüzden maddi yaşamın yok edilmesi bir mutluluktur ve biz bunu dilemeliyiz.

Her seferinde, karşımdakinin bilgeliğini çürüttükçe, orada hazır bulunanlar benim o alanda bilge olduğumu sandılar.

Benim mahkum olmama sebep olan, başkalarından görmeye alıştığınız sadece bende görmediğiniz acıma dilenciliğidir.

Endişelerinizden kurtulmak istiyorsanız, yaşamaktan en oldukça korktuğunuz şeyin bigün başınıza geleceğini kabul edin.

Ne pahasına olursa olsun, evlenin. Karınız iyi çıkarsa mutlu olmuş olursunuz,yok kötü çıkarsa o süre da felsefeci olmuş olursunuz.

Kimse bile bile fena değildir. Her fenalık, yanlış yargılar ve yanlış düşünceler, informasyon sanılan bilgisizlikten doğar.

Ne duruşmada, ne harpte, ne de başka bir yerde insan kendini ölümden kaçmak için her şeyi meydana getirecek duruma getirmemeli…

İnsanları öldürerek, fenalık içinde yaşadığınızın yüzünüze vurulmasını engelleyeceğinizi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.

Savaşlarda oldukça kez görülür, bir kimse silahlarını atmakla, kendini kovalayanlardan aman dilemekle kurtulabilir ölümden.

Aslına bakarsak söylediklerimden oldukça, sakladıklarımda gizliyim. En iyisi idrak etmek için, konuştuklarımdan oldukça, sustuklarıma kulak ver.

Kendini cemiyet için mühim gören ve kıymeti olduğuna inanan bir kimse, yaşayacak mıyım yoksa ölecek miyim? diye düşünmemelidir.

Kimse beceremeyeceği ticarete atılmaz; fakat hepimiz ticaretlerin en zoru olan “hükümet” işine gözünü bile kırpmadan girmek ister.

Hayatımı yitireceğimi bildiğimde dahi, asla kimsenin karşısında ölüm korkusuyla geri adım atmadım ve haksızlıklara göz yummadım.

Ayrılma saati geldi ve kendi yollarımıza gidiyoruz; ben ölmeye, siz yaşamaya. hangisinin daha iyi bulunduğunu yalnızca tanrı bilir.

Ne yaparsa yapsın tek şeye bakmalıdır insan: doğru mu yanlış mı yaptığına, yürekli bir adam benzer biçimde mi, korkak benzer biçimde mi davrandığına…

– Sokrаtes sormuş: “Kimdir insаn, insаn nedir?”
Agorа’dаki gönüllü öğrencileri: “Onu bilmeyecek ne vаr? İnsаn; iki аyаklı, tüysüz bir yаrаtıktır.” demişler.
Ertesi gün, pаzаr yerine tüyleri yolunmuş bir horozlа gelen Sokrаtes, cаnlı hаyvаnı göstererek sorusunu yinelemiş: “Yаni bu tarz bir olay midir insаn dediğiniz?”

– İdаm edilmeden ilkin kаrısı Sokrаtes’e şu şekilde der: “Amа sen suçsuzsun; suçsuz yere https://www.msntube.net idаm ediliyorsun.”
Sokrаtes de bunа kаrşılık şu şekilde bir cevаp verir: “Be kаdın, suçlu olаrаk idаm edilmemi mi yeğlerdin?”

Fenalık bulunduğunu bildiğim şeylerden korkarım; fakat iyilik olup olmadığını bilmediğim şeylerden hiçbir süre ne korkarım ne de kaçarım.

İnsan hakkaniyet için hakkaten savaşmak ve birazcık yaşamak istiyorsa, bunun tek yolu hususi yaşama çekilmek ve kamu yaşamından uzak durmaktır.

Sorgulanmamış bir yaşam devam eden insanların yaşamı, kendi ellerinde ya da kendi kontrollerinde değildir. Onların denetimi dışarıdan gelmektedir.

Herhangi biri, benden hususi olarak, aynı anda başkalarının duymadığı bir şey duyduğunu ya da öğrendiğini savlarsa, bilin ki yalan söylüyordur.

İnsan ruhunun üstlendiği yada katlandığı her şey, bilgeliğin rehberliği altında olduğu süre mutluluğa sağduyudan yoksun kaldığında da, felakete götürür.

Hakkaniyet yolunda çaba sarf eden bir kimsenin, kısa bir süre olsun yaşayabilmesi için, politikacı değil de basit, fakat bilgili bir yurttaş olarak kalması gerekiyor.

Çoğunluğun ne düşüneceğinden bizlere ne? Düşüncelerine ehemmiyet verilmeye kıymet bilge kişiler, iyi mi davranılması gerekiyorsa o şekilde davranıldığını düşüneceklerdir iyi mi olsa.

Konuşmak için para almadım, para almadığım içinde susmadım. Zenginlerin olmasıyla birlikte yoksulların da sorularına açık oldum, beni dinlemek isteyen her insana yanıtlar verdim.

Ben onlardan daha bilginim, bundan dolayı onlar hiçbir şey bilmedikleri halde bildiklerini sanıyorlar, ben ise bilmiyorum fakat, bildiğimi de sanmıyorum, demek ki ben onlardan daha bilgiliyim, bundan dolayı bilmediklerimi bildiğimi sanmıyorum.

Sokrates bigün eve geç gelmiştir. Karısı da devamlı bu gecikmenin nedenini sormaktadır. Konuşmuş, bağırmış, çağırmış; Sokrates karısına karşı hiçbir tepki vermeyip önüne bakmaya devam etmiştir. Bunun üstüne karısı bir kova suyu Sokrates’in kafasına boşaltmıştır. Sokrates ise oldukça sakin bir halde karısına şu cevabı vermiştir:

Hakkaniyet, insanoğlunun kendi üstüne düşeni yapması, en iyi ve en uygun olduğu işi yapması, her insana hak ettiğini vermesidir. Peki o süre; bir insan bilgeliğe, kendisine ilişkin bilgiye haiz oldukça, iyi mi olur da, kendisine ilişkin, kendisinin bir parçası olan şeyi, en uygun olan işi yapabilir? Bütüne, başkalarına ilişkin bilgiye haiz oldukça, iyi mi olur da, başkasının hakkını verebilir, bütünün adaletine katkıda bulunabilir?
https://www.msntube.net/unlu-sozleri/sokrates-sozleri.html

Not: Siz de sitemize katkıda bulunmak istiyorsanız; yorum bölümünü ya da Yeni Söz Ekle butonunu kullanarak güzel sözler ekleyebilirsiniz.

sponsor

facebook
twitter